<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0">
	<channel>
		<title>Karakalem - Son yazılar yazar:  Hariçten  Gazelci (karaklm.com)</title>
		<link>http://karaklm.com/networks/members/profiles/blog.ucubeyim</link>
		<description />
		<item>
			<title>De&#287;i&#351;im</title>
			<description>&#60;p&#62;&#60;strong&#62;Yoldan ge&#231;enleri izlerken &#34;ne &#231;ok insan var&#34; diye d&#252;&#351;&#252;nd&#252;m. Hepimiz bir yerlere gidiyoruz, birileriyle konu&#351;uyoruz, &#231;al&#305;&#351;&#305;yoruz, dinleniyoruz. Ne kadar &#231;o&#287;uz. Hepimiz ne kadar &#231;ok kendimizi &#246;nemsiyoruz. Hayallerimiz var. &#199;ok az&#305;m&#305;z uyguluyor hayallerini. U&#287;ra&#351;&#305;yoruz yine de. Belli bir ya&#351;a kadar bir &#351;ey olmaya &#231;al&#305;&#351;&#305;yoruz. Olamayanlar&#305;m&#305;z &#231;ocuk yap&#305;yor, kendi olamad&#305;klar&#305;n&#305; onlar olsun istiyor. Kafam&#305;zdaki olmak istedi&#287;imiz insan da farkl&#305; farkl&#305;. Genelde &#231;ok zengin olmak istiyoruz. S&#305;radan olmay&#305; hazmedemiyor yine bir&#231;o&#287;umuz. &#214;zel olmal&#305;y&#305;z, en az&#305;ndan bir ki&#351;i i&#231;in. Kafas&#305;nda olmak istedi&#287;i ki&#351;iyi olamam&#305;&#351; biri olarak, ba&#351;ka bir olamam&#305;&#351; ile ili&#351;kiye giriyoruz. &#304;ki s&#305;radan insan birbirini ne kadar &#246;zel biri oldu&#287;unu hat&#305;rlat&#305;p duruyor. Aralar&#305;nda biri hat&#305;rlatmay&#305;nca ili&#351;kiyi kesip, ba&#351;ka s&#305;radana hat&#305;rlatmas&#305; i&#231;in aray&#305;&#351;a giriyor. Uzun s&#252;re hat&#305;rlatanlar belli bir zaman sonra s&#305;k&#305;l&#305;p evleniyor, bakt&#305;lar ikisi de birbirlerine bunu hat&#305;rlatmaktan s&#305;k&#305;lm&#305;&#351; &#231;ocuk yap&#305;p onu d&#252;nyan&#305;n en &#246;zeli k&#305;l&#305;yorlar. Se&#231;ildi&#287;i i&#231;in annesinin babas&#305;n&#305;n s&#305;radanl&#305;&#287;&#305;n&#305; a&#351;makla g&#246;revlendiriliyor. &#304;stedi&#287;i gibi biri olmak yerine, anne baban&#305;n kafas&#305;nda olmak istedi&#287;i ama olamad&#305;&#287;&#305; insan&#305; olmak zorunda. Hay&#305;r demesi neredeyse imk&#226;ns&#305;z... Bu hay&#305;r diyemeyenler de b&#252;y&#252;y&#252;p, &#231;abal&#305;yor, olmuyor, birini buluyor, s&#305;k&#305;l&#305;yor, &#231;ocuk yap&#305;yor... Bu k&#305;s&#305;r d&#246;ng&#252; b&#246;yle s&#252;r&#252;p gidiyor, gittik&#231;e art&#305;yoruz.&#34;&#60;/strong&#62;&#60;/p&#62;&#60;br /&#62; &#60;p&#62;&#60;strong&#62;Yoldan ge&#231;enleri izlerken i&#351;te bunlar&#305; d&#252;&#351;&#252;n&#252;yordum. Sonra aynaya bakt&#305;m.24 ya&#351;&#305;nday&#305;m ve kendime ait bir hayat&#305;m yok. Hep ba&#351;kalar&#305; &#252;z&#252;lmesin, gerilmesin, k&#305;zmas&#305;n diye ya&#351;ad&#305;m. Bunlar&#305;n korkusuyla ya&#351;ad&#305;&#287;&#305;m i&#231;in ne kadar az &#351;eye &#8216;&#8217;hay&#305;r&#8217;&#8217; diyebilen bir insand&#305;m ben. D&#252;&#351;&#252;nd&#252;m de &#231;ok az &#351;eye itiraz edebilmi&#351;im bu ya&#351;&#305;ma kadar.&#60;/strong&#62;&#60;/p&#62;&#60;br /&#62; &#60;p&#62;&#60;strong&#62;Kafamda panay&#305;r bende cenaze vard&#305;. Kafama inat kendimi sahile vurdum. Bir cep kanya&#287;&#305; al&#305;p Hisar&#8217;a kadar y&#252;r&#252;d&#252;m. Hisarda oturup ak&#351;ama kadar, denize bakarak bira i&#231;tim. Bir yandan a&#287;l&#305;yor bir yandan sa&#231;&#305;m&#305; d&#252;zeltmeye &#231;al&#305;&#351;&#305;yordum. Derbeder olmu&#351; bir &#351;ekilbaz gibiydim. Benim gibileri &#231;ok &#246;n&#252;mden gelip ge&#231;ti. Ne kadar &#231;okmu&#351;uz me&#287;erse diye d&#252;&#351;&#252;nd&#252;m. Hi&#231; biri nedense tek gezmiyordu. Ben yaln&#305;zd&#305;m. Hepsi g&#252;l&#252;yor, ne&#351;eyle y&#252;r&#252;yordu, ben a&#287;l&#305;yordum. Ben ne olmak istiyordum bilmiyorum, kafamdaki adam kimdi, kim olamam&#305;&#351;t&#305;m hi&#231;bir zaman bilmiyordum. Onlar kimdi, kim olmak istiyorlard&#305;. Ger&#231;ekten bilmiyorum. &#214;&#287;renecektim&#8230;&#60;/strong&#62;&#60;/p&#62;&#60;br /&#62; &#60;p&#62;(umut sar&#305;kaya)&#60;/p&#62;</description>
			<author>no-reply@mixxt.net (Hari&#231;ten  Gazelci)</author>
			<pubDate>Mon, 17 Nov 2008 16:45:00 +0100</pubDate>
			<link>http://karaklm.com/networks/blog/post.ucubeyim:2</link>
			<guid>http://karaklm.com/networks/blog/post.ucubeyim:2</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Kinyas ve Kayra&#38;&#35;039&#59;dan</title>
			<description>&#60;p class&#61;&#34;text&#34; align&#61;&#34;justify&#34;&#62;&#60;strong&#62;Benim ad&#305;m Kinyas. G&#252;n a&#287;r&#305;yor. Ba&#351;&#305;m a&#287;r&#305;yor. &#304;smimi kendi&#173;me ben verdim. Bitmeyen bir &#246;fke ve bitmeyen bir mutsuzlu&#287;un ifadesi. B&#252;t&#252;n insanlara k&#305;zg&#305;n&#305;m. Ya&#351;ad&#305;klar&#305; i&#231;in. Hayattan mi&#173;dem bulan&#305;yor... Ate&#351;le oynar&#305;m. Yeterince benzin ve kar&#351;&#305;mda oturan adam&#305;n ceketinin i&#231; cebindeki &#231;akmakla d&#252;nyay&#305; yakabili&#173;rim. Benim ad&#305;m Neron. Geceleri, &#231;ald&#305;&#287;&#305;m arabalarla gezerim. Tokyo&#39;da do&#287;dum. &#304;ki zenciye &#252;&#231; gram kokain kar&#351;&#305;l&#305;&#287;&#305;nda bilek&#173;lerimi kestirttim. Sabah uyand&#305;&#287;&#305;mda okyanus beni y&#305;kad&#305;. Benim ad&#305;m Steve McQueen. B&#252;t&#252;n bildiklerimi kusarak hayatta kal&#305;yo&#173;rum. David Bowie&#39;yi r&#252;yamda g&#246;rd&#252;m. Sabah bir g&#246;z&#252;m yoktu. &#350;i&#173;ir yazd&#305;m. Tam &#252;&#231; tane. Birini rendeleyip makarna sosuma katt&#305;m. Di&#287;erini yak&#305;p k&#252;llerini kum saatine koydum. Biraz zaman kazan&#173;d&#305;m b&#246;ylece. Sonuncusunu ise &#351;imdi yazd&#305;m. &#304;&#351;te geliyor&#58; &#60;br /&#62;&#60;br /&#62;&#60;/strong&#62;&#60;strong&#62;&#60;em&#62;S&#246;zlerimin sonunu duymad&#305;&#287;&#305;n zaman. &#60;br /&#62;C&#252;mlelerimin sonunu duymad&#305;&#287;&#305;n zaman. &#60;br /&#62;De&#287;i&#351;tiriyorum son kelimelerimi. &#60;br /&#62;De&#287;i&#351;tiriyorum sonumu.&#60;/em&#62; &#60;br /&#62;&#60;br /&#62;Kendimi &#246;l&#252;ms&#252;z olarak g&#246;r&#252;yorum. Mek&#226;n ve zamandan ko&#173;pal&#305; y&#305;llar oluyor. Bir k&#305;za &#226;&#351;&#305;k olmu&#351;tum. Onu g&#246;rmek i&#231;in alt&#305; sa&#173;at yol almam gerekiyordu. Bir sabah, treni ka&#231;&#305;rd&#305;m. &#194;&#351;&#305;k olmak&#173;tan vazge&#231;tim. Kendinden vazge&#231;menin ne oldu&#287;unu as&#305;l ben bi&#173;lirim. Benim ad&#305;m Kaygusuz Abdal. Tanr&#305;&#39;dan vazge&#231;tim. &#214;lmek&#173;ten vazge&#231;tim. &#199;&#252;nk&#252; &#246;l&#252;rsem ve e&#287;er yukar&#305;da beni &#246;d&#252;l ve ceza sisteminin bek&#231;ileri bekliyorsa &#231;ok b&#252;y&#252;k kavgalar etmem ge&#173;rekecekti. &#214;lmek istemiyorum, &#231;&#252;nk&#252; Tanr&#305;&#39;y&#305; da &#246;ld&#252;r&#252;r&#252;m diye korkuyorum. Ve b&#246;yle bir vefata benim d&#305;&#351;&#305;mda kimse dayanamaz... Platon&#39;un Ma&#287;ara &#304;stiaresi&#39;ne kar&#351;&#305;l&#305;k, ben de Kuyu &#304;stiaresi&#39;ni yazd&#305;m&#58; do&#287;duklar&#305; andan itibaren d&#252;&#351;en insanlar&#305;n, yanlar&#305;ndan h&#305;zla ge&#231;en f&#305;rsatlara ve ba&#351;ka insanlara tutunup t&#305;rmanmalar&#305;n&#305; ve bunu sadece do&#287;duklar&#305; andaki y&#252;ksekliklerine eri&#351;e&#173;bilmek i&#231;in yapt&#305;klar&#305;n&#305; anlatt&#305;m. Ancak ellerini a&#287;&#305;zlar&#305;na sokup, parmaklar&#305;n&#305; &#305;s&#305;r&#305;p hi&#231;bir &#351;eye tutunmamaya kararl&#305; olanlar&#305; da anlatt&#305;m. Ve sordum, Tanr&#305;&#39;n&#305;n yukar&#305;da m&#305; yoksa a&#351;a&#287;&#305;da m&#305; ol&#173;du&#287;unu. Eskiden poker oynard&#305;m. &#350;imdi de, Tanr&#305;&#8217;n&#305;n a&#351;a&#287;&#305;da, kuyunun dibinde oldu&#287;una oynuyorum. Hayat&#305;m masada, birka&#231; k&#305;rm&#305;z&#305; oyun fi&#351;iyle. &#60;br /&#62;&#60;br /&#62;Az yedim, &#231;ok i&#231;tim. H&#226;l&#226; i&#231;iyorum, i&#231;ki ay&#305;rmad&#305;m. Alkol&#252; kendime yak&#305;&#351;t&#305;rd&#305;m. Her t&#252;rl&#252; uyu&#351;turucudan tatt&#305;m. Ba&#287;&#305;ml&#305;l&#305;k&#173;tan nefret ettim. Gitmemi, terk etmemi engeller diye. Ne bir mad&#173;deye, ne de bir insana ba&#287;land&#305;m. S&#305;rf bunu kendime kan&#305;tlamak i&#231;in eroin kulland&#305;m, &#226;&#351;&#305;k oldum, ikisini de arkama bakmadan b&#305;rak&#305;p gittim. Ge&#231;mi&#351;e t&#252;k&#252;r&#252;p gelece&#287;i &#231;i&#287;nedim. Bug&#252;n&#252; ise uyuyarak ge&#231;irdim. Benim ad&#305;m Houdini. D&#252;nyay&#305; bir oyunca&#287;a &#231;evirdim. Ayak basmad&#305;&#287;&#305;m yer kalmad&#305;. Kalan varsa, onlar&#305; da amuda kalkar ge&#231;erim&#33; Duvarlara, bedenime resimler &#231;izdim. Bir g&#252;n &#246;yle g&#252;rledim ki &#246;n&#252;mde duran &#351;arap kadehi &#231;atlad&#305;. Benim ad&#305;m Hitler. Kendi ordumu kurmak i&#231;in bir s&#252;r&#252; kad&#305;na tohumla&#173;r&#305;m&#305; b&#305;rakt&#305;m... &#350;imdiyse a&#287;l&#305;yorum. Hepimiz i&#231;in. &#199;&#252;nk&#252; hi&#231;biri &#60;br /&#62;i&#351;e yaramad&#305;... &#60;br /&#62;&#60;br /&#62;Kendimi defalarca buldum, defalarca kaybettim. Ger&#231;ek ad&#305;m&#305; hat&#305;rlam&#305;yorum. Kimli&#287;imi bir &#231;ocu&#287;a satt&#305;m. &#199;irkinle&#351;mek i&#231;in &#231;ok u&#287;ra&#351;t&#305;m. &#304;steyene ruhumu kiralad&#305;m. V&#252;cudumdaki diki&#351; sa&#173;y&#305;s&#305;n&#305; art&#305;k bilmiyorum. Hayat&#305;m&#305; diktiler. Oysa y&#305;rtmak i&#231;in &#231;ok u&#287;ra&#351;m&#305;&#351;t&#305;m... Bir psikiyatra tecav&#252;z ettim, isminin ve unvan&#305;n&#305;n &#252;zerinde yazd&#305;&#287;&#305;, masas&#305;ndaki mermer par&#231;as&#305;yla. Hapse girdim. &#199;&#305;kt&#305;m. Hayat bitmedi. Piyano &#231;ald&#305;m. Satt&#305;m. Benim ad&#305;m Deacn Moriarty. 140&#39;&#305; ge&#231;ince direksiyonun &#252;zerine yatt&#305;m. Bagaj&#305;na ce&#173;set s&#305;&#287;d&#305;rabilece&#287;im arabay&#305; se&#231;tim. Nargileyle sevi&#351;enleri seyrettim. Be&#351; bin film seyrettim. Her &#351;eyin fark&#305;na vard&#305;m. Fark&#305;na va&#173;r&#305;lacak bir &#351;ey kalmay&#305;nca da &#34;S&#305;radaki hayat gelsin&#33;&#34; dedim. Ne gelen var, ne de giden. Sadece Kinyas ve ben... Kendimi tan&#305;ya&#173;mad&#305;m. Zaman&#305;m olmad&#305;. Binlerce dilim pizza yedim. Pepperonni ve siyah zeytinli. Benim ad&#305;m Miss Piggy. B&#252;t&#252;n hayat&#305;m bo&#173;yunca ka&#231;t&#305;m. &#214;n&#252;me okyanus &#231;&#305;kt&#305;. Daha ileri gidemedim. &#304;&#231;in&#173;de bo&#287;ulmak istedim. G&#246;zlerimi sahilde a&#231;t&#305;m... &#60;br /&#62;&#60;br /&#62;Uyumad&#305;m. Pi&#351;man olmad&#305;m. Kendimden bile. Ben ger&#231;ektim. D&#252;nyan&#305;n en ger&#231;ek adam&#305;&#33; Bana ait bir gezegen bulana kadar in&#173;sanlara ve kendime zarar vermeye devam edece&#287;im... Biliyorum, beni lin&#231; edecekler. Beni b&#252;t&#252;n d&#252;nya &#246;ld&#252;recek. En derinde be&#173;nim cesedim olacak ancak bedenimi toprak bile kusacak... Ara&#173;n&#305;zday&#305;m her gece. Dola&#351;&#305;yorum sokaklarda, sol elimde &#350;am&#39;dan ta&#351;&#305;y&#305;p geldi&#287;im yakutlu han&#231;erimle... &#60;br /&#62;&#60;br /&#62;Gittim, caz dinledim. Duke Ellington&#39;&#305;n pla&#287;&#305;yla kendilerini ke&#173;sen kad&#305;nlar&#305; g&#246;rd&#252;m... Benim ad&#305;m yok. &#199;&#252;nk&#252; ben yokum. Delir-dim. Yetmedi. Delirttim. &#304;&#287;rendirdim. D&#252;nya bendim. Ac&#305;y&#305; incele&#173;dim &#252;niversitelerde. &#220;&#231; ayr&#305; okulda, &#252;&#231; y&#305;l. Sonra ac&#305;tt&#305;m akademik kariyerleri ve tabi&#238; ki kendiminkini. Ne &#231;al&#305;&#351;mak, ne de bir i&#351;e ya&#173;ramak. Hi&#231;birine inanmad&#305;m. Tespihle adam bo&#287;dum. Ben do&#287;&#173;dum &#33; Oysa g&#252;ne&#351; bat&#305;dayd&#305;. Ben geceye geldim. Aya misafir ol&#173;dum... Bunlar&#305; s&#246;yl&#252;yorum &#231;&#252;nk&#252; anlat&#305;lacak ba&#351;ka bir hik&#226;yem yok. Zaten yazma i&#351;lerinde de hi&#231; ba&#351;ar&#305;l&#305; olamad&#305;m. Ben daha &#231;ok, f&#305;r&#231;a ve boyalarla ilgilenendim. Ve d&#252;nyaya b&#305;rakabilece&#287;im bir miras yok. B&#252;t&#252;n de&#287;erleri iyi bir pizzan&#305;n &#252;st&#252;ne i&#231;tim... &#60;br /&#62;&#60;br /&#62;Japonya&#39;dan Suriye&#39;ye ta&#351;&#305;nd&#305;&#287;&#305;m&#305;zda on iki ya&#351;&#305;ndayd&#305;m. Arap&#231;a &#246;&#287;renmemek i&#231;in elimden geleni yapt&#305;m. Ama yine de sar&#173;ma&#351;&#305;k gibi dilime doland&#305;. Arap&#39;&#305; ve Bedevi&#39;yi T. E. Lawrence&#39;tan &#246;&#287;renmi&#351;tim. Ve Arap yar&#305;madas&#305;nda var olabilmek i&#231;in ya ibne ya da silah ka&#231;ak&#231;&#305;s&#305; olmak gerekti&#287;ini anlad&#305;m. Ben ikisi de de&#287;il&#173;dim. Ama ad&#305;na &#231;&#246;l denilen, k&#252;re&#287;in batmad&#305;&#287;&#305; denizde ya&#351;ayan insanlar&#305;n hi&#231; de hak etmedikleri bir tarihleri vard&#305;. Bir zamanlar d&#252;nyaya h&#252;kmeden esmer sava&#351;&#231;&#305;lar&#305;n d&#252;&#351;t&#252;kleri durumu g&#246;r&#252;n&#173;ce zaman&#305;n ne kadar nank&#246;r oldu&#287;unu anlad&#305;m. Ge&#231;mi&#351; hi&#231;bir &#351;eydi. Kuma kendini g&#246;m&#252;p yeniden Arap medeniyetinin h&#252;k&#252;m s&#252;rece&#287;i g&#252;nleri beklemek ve o g&#252;n gelene kadar birbirlerini &#246;l&#173;d&#252;rmek yapabilecekleri tek i&#351;ti. Ben de onlar&#305; seyrediyordum. On alt&#305; ya&#351;&#305;ma kadar hep seyrettim zaten. Hep iyi bir izleyici oldum. On alt&#305;mda bozuk Arap&#231;a, pokerde kazan&#305;lm&#305;&#351; bir han&#231;er ve bronz bir tenle Avrupa&#39;ya geldim. &#60;br /&#62;&#60;br /&#62;Eski k&#305;ta beni bekliyordu. Bir dejenere s&#252;r&#252;s&#252;nden ba&#351;ka bir dejenere s&#252;r&#252;s&#252;n&#252;n i&#231;ine d&#252;&#351;m&#252;&#351;t&#252;m. Burada silah ka&#231;ak&#231;&#305;s&#305; da yoktu. Hepsi ilk gruba dahildi. Ve daha yak&#305;nla&#351;madan hi&#231;birine, nefret etmi&#351;tim hepsinden de. iki d&#252;nya sava&#351;&#305;n&#305; da bu geri zek&#226;&#173;l&#305;lar&#305;n ba&#351;latm&#305;&#351; olmas&#305;na hi&#231; &#351;a&#351;&#305;rmamak gerekiyordu. Birbirle&#173;rinden o kadar korkuyorlard&#305; ki ayn&#305; metroda be&#351; y&#252;z ki&#351;i yolcu&#173;luk yaparken duyulan tek ses makine g&#252;r&#252;lt&#252;s&#252;yd&#252;. Halk&#305; aptal ama az&#305;nl&#305;klar&#305; var olma &#231;abas&#305; i&#231;inde yar&#305; tanr&#305;lar yaratm&#305;&#351; bir toplum. Bu yan tanr&#305;lar bug&#252;n &#252;st&#252;nde ya&#351;ad&#305;&#287;&#305;m&#305;z d&#252;nyan&#305;n ede&#173;biyat&#305;n&#305;, m&#252;zi&#287;ini, resmini, politikas&#305;n&#305; belirlemi&#351; olanlard&#305;. Ve ben onlar&#305; sokakta g&#246;remiyordum. Kapal&#305; kap&#305;lar arkas&#305;ndayd&#305; Avru&#173;pa&#39;y&#305; y&#246;netenler. Halk&#305;n kar&#351;&#305;s&#305;na &#231;&#305;kt&#305;klar&#305; anda &#231;i&#287; &#231;i&#287; yenecek&#173;lerini bildiklerinden, ukalaca takt&#305;klar&#305; y&#252;ksek k&#252;lt&#252;r maskesini sadece birbirlerine g&#246;steriyorlard&#305;. S&#246;m&#252;rmeye ve s&#246;m&#252;r&#252;lmeye hayat&#305;n amac&#305; olarak bakan bu a&#231;&#305;k tenli &#305;rk, belki de do&#287;an&#305;n en b&#252;y&#252;k hatas&#305;yd&#305;... Atom bombas&#305; oraya at&#305;lmal&#305;ym&#305;&#351;. Deniz olma&#173;l&#305;ym&#305;&#351; oralarda Bal&#305;klar bile daha iyi ge&#231;inirmi&#351; birbirleriyle&#33; &#60;br /&#62;&#60;br /&#62;Ama b&#252;t&#252;n bunlar&#305;n ne &#246;nemi var&#63; Entelekt&#252;el sapk&#305;nl&#305;klar&#305;yla ve d&#252;nyan&#305;n di&#287;er b&#252;t&#252;n k&#305;talar&#305;na kar&#351;&#305; hissettikleri korku ve nefret kokteyli duygular&#305;yla, son olarak da yery&#252;z&#252;n&#252;n g&#246;r&#252;p g&#246;&#173;rebilece&#287;i en salak turistleri olma unvanlar&#305;yla Avrupa halk&#305; ken&#173;dini &#246;ld&#252;rmek ya da &#246;ld&#252;rtmek i&#231;in b&#252;t&#252;n nedenlere sahiptir. Sosyal devlet dedikleri, bana kal&#305;rsa Gestapo d&#252;zeninden ba&#351;ka bir &#351;ey olmayan sistemleri, sokakta biri d&#252;&#351;t&#252;&#287;&#252;nde ambulans gelene kadar, yerde yatan&#305;n kendileri olmad&#305;&#287;&#305; i&#231;in &#351;&#252;kretmele&#173;rinden ibarettir. Arap hi&#231;bir sak&#305;nca g&#246;rmeden hi&#231; tan&#305;mad&#305;&#287;&#305;, kendinden ge&#231;mi&#351; yerde yatan bir adam&#305; s&#305;rtlay&#305;p en yak&#305;n hasta&#173;neye ko&#351;tururken Avrupa insan&#305; ayn&#305; adama, ad&#305;n&#305; yeni &#246;&#287;rendi&#173;&#287;i bininci mikrobu kapmamak i&#231;in bir metreden fazla yakla&#351;amaz bile. &#199;&#252;nk&#252; Avrupal&#305;n&#305;n alt&#305;na yapacak kadar korkmas&#305; i&#231;in bir &#351;eyin ismini bilmesi yeter, isimsiz canavarlar sadece Arap&#39;&#305; kor&#173;kutur. Herkesin kendine g&#246;re bir paranoyas&#305; var. iklimden, sa&#231; renklerinden, el parmaklan uzunlu&#287;undan ya da her neden kay&#173;naklan&#305;yorsa&#33; Herkesin tercih etti&#287;i bir &#246;l&#252;m var... &#60;br /&#62;&#60;br /&#62;Her neyse, zaten &#252;zerinde ya&#351;ad&#305;klar&#305; &#231;irkin kara par&#231;as&#305;na s&#305;&#173;k&#305;&#351;m&#305;&#351;, birbirini yiyen, Orta&#231;a&#287;&#39;dan beri gelen e&#351; de&#287;i&#351;tirerek yapt&#305;klar&#305; salon danslar&#305;ndan grup sekse kadar ahlak anlay&#305;&#351;lar&#305;&#173;n&#305; de&#287;i&#351;tirmemi&#351; Avrupal&#305;lar&#305; hayat&#305;m&#305;n geri kalan k&#305;sm&#305;nda da &#231;ok iyi tan&#305;ma f&#305;rsat&#305;m oldu. &#60;br /&#62;&#60;br /&#62;Genel olarak normal olmad&#305;&#287;&#305;m&#305; d&#252;&#351;&#252;nerek kendimi me&#351;rula&#351;t&#305;r&#305;yordum. Anormalli&#287;im o ya&#351;larda herkesin istedi&#287;i &#351;eylerden farkl&#305; hayaller kurmamla s&#305;n&#305;rl&#305;yd&#305;. Yani bir &#351;eyleri arzulayabiliyordum o s&#305;ralar. Gitmeyi, siyah giymeyi, bir kamerayla izleniyormu&#351;&#231;as&#305;na ya&#351;amay&#305;, g&#252;zel kad&#305;nlarla yatmay&#305;, d&#252;nyay&#305; &#231;&#246;zmeyi, haya&#173;ta ba&#351;lama vuru&#351;unu yapan&#305; ke&#351;fetmeyi ve ya&#351;&#305;tlar&#305;m&#305;n &#231;ok az&#305;n&#305;n kurgulayabildi&#287;i benzer kavramlar&#305; hayal ediyordum... Her zaman yaln&#305;z oldum. Yaln&#305;zl&#305;&#287;&#305; kendimi geli&#351;tirmenin tek yolu olarak g&#246;r&#173;d&#252;m. Ama &#231;evremde olup biteni ka&#231;&#305;rmak ve yan&#305;mdan ak&#305;p giden hayat nehriyle y&#252;z&#252;m&#252; y&#305;kamamak da bana aptalca geliyordu. Bu nedenle evde &#231;ok az zaman ge&#231;irmeye ve sokaklarda ya&#351;amaya ba&#351;lad&#305;m. Fahi&#351;eleri ke&#351;fettim. Silah kullanmay&#305; &#246;&#287;rendim. Poker oynamaya devam ettim. Kitap okumay&#305; b&#305;rakt&#305;m. Art&#305;k en ufak bo&#351; zaman&#305;mda kilometrelerce uzakta olan bir kasabaya trenle gidip, birka&#231; kadehten ve caddelerini ar&#351;&#305;nlad&#305;ktan sonra evime d&#246;n&#252;p uyuyordum. R&#252;yamda y&#252;zleri, sokaklar&#305;, tren cam&#305;ndaki pastel renkleri g&#246;r&#252;yordum, insanlardan istedi&#287;im &#246;l&#231;&#252;lerde, ilgilendi&#287;im alanlarda yararlan&#305;yordum. &#304;li&#351;kilerim kontrol&#252;m alt&#305;ndayd&#305;. Kim&#173;seyi kendime fazla yakla&#351;t&#305;rm&#305;yordum. D&#252;nyay&#305;, hayat&#305; oldu&#287;u gi&#173;bi kabul ediyor ancak b&#252;t&#252;n bunlar&#305;n d&#305;&#351;&#305;nda da bir ger&#231;e&#287;in olma&#173;s&#305; gerekti&#287;inin &#252;zerine yo&#287;unla&#351;&#305;yordum. Yani bir &#351;ekilde, &#231;ok uzaklarda kimli&#287;imi b&#252;y&#252;k bir seremoniyle yakt&#305;ktan sonra g&#246;zle&#173;rimi kapat&#305;p son nefesime kadar huzur i&#231;inde ya&#351;ayabilece&#287;im bir yer oldu&#287;unu d&#252;&#351;&#252;n&#252;yordum. Asl&#305;nda bu m&#252;mk&#252;nd&#252;. Ve bir ara &#231;ok yakla&#351;m&#305;&#351;t&#305;m. Ama Kinyas h&#226;l&#226; ortaya &#231;&#305;kmam&#305;&#351;t&#305; ve ger&#231;ek&#173;ten b&#246;ylesi bir hayat isteyip istemedi&#287;imi bilemiyordum. &#60;br /&#62;&#60;br /&#62;B&#252;t&#252;n bunlar&#305; yazmak o kadar zor ki. &#350;u an bulundu&#287;um nok&#173;tada hi&#231;birinin olmad&#305;&#287;&#305;m g&#246;rmek... Asl&#305;nda bu kadar y&#252;kselmek ya da al&#231;almak, daha do&#287;rusu bu kadar ileri gitmek istememi&#351;tim hi&#231;bir zaman. Aynaya bak&#305;p kendini tan&#305;yamamak, insan&#305;n kendi an&#305;lar&#305;n&#305; bir ba&#351;kas&#305; ya&#351;am&#305;&#351; gibi anlatmas&#305;, d&#252;nyan&#305;n kendisi da&#173;hil &#252;zerindeki hi&#231;bir &#351;eye kayda de&#287;er bir var olu&#351; nedeni bulama&#173;mak ve zihnin bedenden binlerce kilometre uzakta olmas&#305; o ka&#173;dar korkun&#231; ki&#33; &#60;br /&#62;&#60;br /&#62;Hava ayd&#305;nlan&#305;yor. Kayra&#39;n&#305;n yazd&#305;klar&#305;n&#305; okuyormu&#351; gibi ya&#173;p&#305;p ilgilendi&#287;imi d&#252;&#351;&#252;nmesini istemi&#351;tim. Oysa tek bir kelimesi&#173;ne bile bakmad&#305;m. &#350;imdi ka&#231;amak bak&#305;&#351;lar at&#305;yorum ona ve g&#246;&#173;r&#252;yorum ki elinde ba&#351;ka bir votka &#351;i&#351;esi, arkamdaki duvarda as&#305;&#173;l&#305; olan afi&#351;leri seyrediyor. Ne yazd&#305;klar&#305;ma bak&#305;yor, ne de burada oldu&#287;umun fark&#305;nda. Belki de d&#252;nyada sadece onun yan&#305;ndayken kendimi h&#226;l&#226; yaln&#305;z hissedebildi&#287;im i&#231;in b&#246;ylesine garip bir dostlu&#287;umuz var. Birbirimize anlatacak hi&#231;bir &#351;ey yok ve her &#351;e&#173;yimiz var. Ve ayn&#305; zamanda, o kadar da umursam&#305;yoruz ki s&#246;yle&#173;nenleri, olanlar&#305;, ayn&#305; odada bulundu&#287;umuzu bile unutabiliyoruz. Onu sevdi&#287;imi s&#246;yleyemem &#231;&#252;nk&#252; duygular&#305;m yok ama hayatta&#173;ki tek ba&#287;&#305;ml&#305;l&#305;&#287;&#305;m oldu&#287;unu itiraf edebilirim... Yoruldum. &#199;ok yorgunum... Yery&#252;z&#252;ne inme zaman&#305;. &#60;br /&#62;&#60;br /&#62;&#34;Kayra&#33; Haydi &#231;&#305;kal&#305;m buradan. Biraz dolanal&#305;m.&#34; &#60;br /&#62;&#60;br /&#62;&#60;br /&#62;Kinyas ve Kayra &#60;br /&#62;Sayfa&#58; 22-27 &#60;br /&#62;&#60;/strong&#62;&#60;/p&#62;</description>
			<author>no-reply@mixxt.net (Hari&#231;ten  Gazelci)</author>
			<pubDate>Tue, 21 Oct 2008 03:18:00 +0200</pubDate>
			<link>http://karaklm.com/networks/blog/post.ucubeyim:1</link>
			<guid>http://karaklm.com/networks/blog/post.ucubeyim:1</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>
