Yazılar

Sensation

Şehirler tuhaf, sokaklar yalnız ve sarhoşluk şeytansıdır.

Şehirler tuhaf, sokaklar yalnız ve sarhoşluk şeytansıdır.

Bir duman sigara ile bir tatlı öpücüğün arasında ki tek fark kanser hücrelerinin farklı yerlerde yayılmasıdır sanırım. Gırtlak kanseri olmak, ak ciğer kanseri olmak elbette korkunç bir şeydir, şakaya bile gelmez. Fakat ya ruhumuza yapışan kanser illeti? O yavaş yavaş çürüten umut lekesi? Aşkın umudu, sevişmenin umudu, özlemenin umudu ve sonu dehşet bir kaybetme korkusu... Önce o masum aşkı kaybedersin, sonra tutkulu sevişmeleri, özlendiğini hissetmezsin. Korkular ve sorular dağ gibi çoğalır içinde. Lanet olası bir bağımlılık haline gelmiştir artık. Onunla yapamıyorsundur, onsuz ise asla! Sen ona sahip oldukça, sen onu ellerinde metalaştırdıkça kanser gitti gider, büyür  ruhunun derinliklerinde. Vazgeçememenin acizliğini kendine itiraf etmek dünyanın en ağır işkencesidir, bunu mazoşist bir zevkle yaşamaya başlarsın...

 

Şehirler tuhaf, sokaklar yalnız ve sarhoşluk şeytansıdır.

O dedi, bu dedi, bu bana baktı, o abayı yaktı, bu tarz olmalıyım, şunu okumalıyım, o ortam senin, bu mide bulandırıcılık benim, haydi daha çok sevişelim, haydi daha çok tepişelim... Kendimizi başkalarına yarandırmak, var olmak için başkaların işte bu demesi için aç kediler gibi miyavlamak... Hahaha! Erkek olmak için 15646458 tane kadınla yatmak, hatun olmak için bütün gemileri yakmak (içindekilerle birlikte!) Ooffff.. Of!...

 

Şehirler tuhaf, sokaklar yalnız ve sarhoşluk şeytansıdır.

Ölüme küfreder gibi bir elinde alkol şişesiyle, başıboş yürürken gece yarısı soğuk sokaklarda, hissedebileceğiniz tek şey; en derin yalnızlığınızdır, sadece yapayalnızlık. Aslında herşeyin, çokta önemli olmadığına vardığınız an, işte o an; kaybetmeye ait korkularınızdan kurtulup gerçek özgürlüğe ilk adımı atarsınız. Herşeyden ama herşeyden vazgeçebilmenin özgür tadına varmak, kaybetmenin, yok olabilmenin sarhoşluğunu yaşamak, saf oksijenin bile veremeyeceği bir hazdır. Pis bir sırıtma gibi dursa da yüzünüzde, aslında özgürlüğünüzün yegane tescilidir, kendi kendinizden özgürsünüzdür artık...

 

Şehirler tuhaf, sokaklar yalnız ve sarhoşluk şeytansıdır.

Aslında yazıyı fazla uzatmayı istemiyorum, gerisi zaten hep tekrar hep bla bla bla... Canım Atom Heart Mother dinlemek istiyor ve birde sigara...

CommentsComments

Henüz yorum yok.

Buradan giriş yap:

Henüz mixxt üyesi değil misin?

Bu blog hakkında

Par les soirs bleus d'été, j'irai dans les sentiers, Picoté par les blés, fouler l'herbe menue, Rêveur, j'en sentirai la fraîcheur à mes pieds. Je laisserai le vent baigner ma tête nue. Je ne parlerai pas, je ne penserai rien : Mais l'amour infini me montera dans l'âme, Et j'irais loin, bien loin, comme un bohémien, Par la nature, heureux comme avec une femme. Arthur Rimbaud

Yazılar onaydan geçecek.

Yazar hakkında

Uğur Arı
Uğur Arı
  • Üyelik başlangıcı: 23.02.2010
  • Yazıları: 39
  • Aldığı yorumlar: 90
  • Yaptığı yorumlar: 137
  • Son yazı: 07.05.2010

Son yazılar

Ave Maria

07.05.2010 18:53

Hey Sen!

01.05.2010 09:49

Marooned 7

28.04.2010 21:42

Marooned 6

27.04.2010 21:14

Marooned 5

27.04.2010 20:29

Komünite detayları

  • Search for:

  • Komünite adı

    Karakalem
    Karakalem dergisi okurları ve yazarları

  • Kurucu

    altay öktem

  • Kuruluş

    01.07.2008

  • Members

    1796

  • Dil

    Türkçe