Bana kabul edip etmeyeceğim merak bile edilmeden ''hediye'' olarak sunulan bu kırmızı kurdelalı Dünya'da, kırmızı kurdelamla sokaklarda dolaşırken masumca, insanların fesat bakışlarına maruz kalıp kızarırdım safça. Sonra gider çilekli bir lolipop alırdım. Dilim kıpkırmızı olurdu ve gülerken dilimi dışarı çıkarırdım. Kırmızı ojeli ellerimle saçlarımı düzeltir, kırmızı topuklarımın üzerinde yumuşak vuruşlarla, kaçarcasına yürürdüm. Gözlerim kalabalıkta seni arardı kırmızı bir heyecanla o yakıcı güneş kızıllığının altında. Ellerim kızarırdı sana dokununca ve senin o şubat soğuğun söndüremezdi içimdeki o temmuz ateşini. Kırmızı hayallerim vardı sana dair.
Seninse sadece buz mavisi mesafelerin vardı. Ben ayak üstü kırmızı sohbetlerimizi düşünürken sen bel altı alaca bulaca yaramazlıkların ve kırmızı iç çamaşırımın peşine düşmüştün sadece. Gözlerin kırmızı dudaklarımda ve ellerin kırmızı askılarımın asıldığı omuzlarımdaydı. Oysaki omuzlarımdaki o kırmızı titreklik, dudaklarımdaki o kırmızı suskunluk... Gözlerini kızıl kanlar bürümüş ve görememiştin! Şimdi burada, bu kırmızı koltuktan yazıyorum bunları sana. Ama sen kimbilir şu an hangi kırmızı yataktasın ve hangi gökyüzünün kızıllığında!?
Özge Özen
ozgelicious©
Kırmızı
Buradan giriş yap:
Not a member of this network?
Alternative logins
You can use an account of a third party.
Bu blog hakkında
Kendini tanımak mı istiyorsun? Yaz o halde! Kaybet kendini.. Tekrar ve tekrar.. Kişiliğini, yırtıp attığın, tekrar yazmaya başladığın ve tekrar fırlatıp attığın, içindekileri bir türlü aktaramadığın o kağıtlar gibi tekrar tekrar parçala,at! Bulacaksın sonunda!
Tag cloud
Kırmızı
19.03.2009 21:56
Toplu İğne Çuvalı
10.03.2009 21:20
Fuck the System!
08.03.2009 15:07
Bu kotayı kaldıralım...
03.03.2009 14:45
Komünite detayları
-
Search for:
Komünite adı
Karakalem
Karakalem dergisi okurları ve yazarlarıKurucu
Kuruluş
01.07.2008
Members
Dil
Türkçe

Mustafa Küçük 15.05.2009 13:41
Kırmızı
(…üstüme kırmızı bulaştı…)
İstanbul’a ne vakit yağmur yağsa
Ve ben kırağı çalan ellerimi ne vakit
Deliler gibi sarılıklara sallasam
Sen inadına dudağını büküp
Kanardın
Arsızlığım kırmızıya düşkünlüğümden olsa da
Ben hep siyah derdim
Sen inadına dudağını büküp
Susardın
Bugün
Üşümesin diye çocukluğum
Ve
Kapattığım şehrin kapılarını aralasaydım
Sen mavi diyecektin
Ben
Gidecektim...
Güzel bir yazıydı...Ekleme yapayım istedim...Kutlarım.
Mustafa Küçük 15.05.2009 13:43
" Şimdi Arsızlığınla tutulduğun Masal dünyasından uyan Ve Söyle :
Üstüme bulaşan bu kırmızılık kimden? "
Final !....
özge özen 16.05.2009 12:02
Teşekkürler. Emeğinize sağlık.
Murat Kılıç 03.07.2009 18:58
Kırmızılığına inandırdığın her gri,mavi,mor ve siyah en adult yalanlarla dokunacaktır saflığına, kırmızı insanı aptal eder.. fazla kurcalamamak gerekir. Harika bir yazı.
özge özen 03.07.2009 19:44
Teşekkürler Murat.