mixxt

mixxt üyesi değil misin?

mixxt'e hoş geldin!

LEYLA

* Tanrı'nın özel küçük yaratığı ...

LEYLA

 

Hiçbirimiz şaşırmadık onu kapıdan çıkarken gördüğümüzde.
Bize sorarsanız, geç bile kalmıştı.
Nasıl desem?

Eğer bu bir film olsaydı, dayanamayıp çoktan sona sarmıştınız!
Oysa ;
Her şey yavaş yavaş yaşandı.
Onun uzaklaşırken attığı adımları dışında...



O gün oradaydım...
Giderken Dünya’yı susturmuş ona bakıyordum.

Dizinin altında biten mavi elbisesi,

Burnu açık beyaz ayakkabıları…

Alelade topladığı saçları…

Hem her yerde görebileceğiniz özensiz,,

Hem de arasanız da bulamayacağız kadar güzeldi…

 

 

Buyrun, içeri geçin lütfen.

Kapıda kaldınız.

 


Biliyor musunuz?

Sanki az önce gitmiş gibi aklımda kapıyı çekerken geriye uzattığı kolu.
Ne zaman bir kapıyı kapatsam, sanki o da kapatır benimle.
Maalesef tüm gitmeler, onunki kadar şairane değil.
Zaten terk etmek, herkesin harcı değil.
Sahi ismini söylemedim değil mi size?
Adı Leyla'ydı.
Şu geride bıraktığı ise çocuğu.
Kocasını az sonra konuşacağız.



Oturmaz mısınız?



Leyla,
Her hikayenin en güzel kızı.
Bizim mahalleye göre sonradan da 'kadını'...
Onun hayatını biraz uğraşırsak "öncesi ve sonrası" diye ikiye ayırabiliriz.
Bir tarafa 1.65'lik boyunu - uzun kumral saçlarını koyarız,
Diğer tarafa da az evvel ağlayan kız çocuğunu.
İnanın hikaye bir yerde sizi de cezbedecek ama biliyorum henüz değil.

 

Leyla gittiğinde 32 yaşındaydı.
Bu nedenle de hep 32 kaldı.
Yaşlandığında nasıl göründüğünü bilemiyoruz.
Zaman zaman aramızda konuşuyoruz fakat onu öyle hatırlamak sanırım hepimizin daha çok hoşuna gidiyor.
Üstelik hiç değişmeyen şeyler var.

Nasıl desem Leyla gitti gideli;

Tutmamış bir dilek gibi…



Bir çay daha?


Leyla,
Açıkçası pek tahsilli değildi.
Zaten tahsil kelimesi o zamanlar bir üst mahallemizdeki Ayfer teyzenin kızının sırt çantasıydı.
Bu yüzden başrollerinde yakışıklı bir aktörün oynadığı filmler tüm annelerin yastık altı duasıydı.

Hayırlı bir koca, hayırlı bir torun ve hayırlı bir kaç torun daha.

Mümkünse doktor...



Tam olarak Leyla'nın da kaderi öyle oldu.
Ayfer teyzenin kızının sırt çantası, Leyla'ya yakışıklı, sırt çantalı ve efendi bir genç getirdi.
Tabi bu daha tanışma faslı!

Çünkü az sonra Leyla'yı dövecek genç de aynı kişi ; Erhan...



Erhan;
Mahallemizdeki her kadının Tanrı'ya işlediği bir günah.
Yanlış anlaşılmasın, kimse onun gibi bir koca istemez.

Erhan herkesin yasak aşkı!
Uzun boylu, esmer, çapkın gülüşlü.
İkisinin yan yana gelmesi, inanın  ne kader – ne de şans!

Bu sadece bir emir!


Leyla ile Erhan'ın hikayesi
Aslında tam bu noktada başlamıyor.
Bir dakika, şuraya yazmıştım.
Bir gün unutursam diye not almıştım.
Hah sahi, evet.

Erhan, Leyla'yı aldattı.

Üstelik dilimizi bilmeyen bir kadınla.

Diğer pek çokları gibi!

Açıkçası o kadının ; Leyla kadar güzel olup olmadığını hiçbir zaman bilemedik.
Çünkü Leyla, aldatılmayı o kadar güzel göğüslemişti ki, ihanet yakasındaki zümrüt taşlı bir broş gibiydi.

Bir kez bile soramadık ona “ne hissediyorsun?” diye.

O kadar olağandı ki yaşadıkları
Kocasının gittiği her kadın,
Evinden uzak geçirdiği her gece
Leyla'yı daha da büyüttü.



Bazı geceler gözyaşlarını duyardık,
Öyle sessiz sessiz değil.
Hıçkırarak, bağırarak ağlardı.
Ama öyle sıkı kapatırdı ki kapılarını sarılıp da teselli etmek mümkün değildi Leyla'yı.
O ağladığında, mahallece kör, mahallece sağır olurduk.

 


Gittiğinde de öyle yaptık.
Soranlara "görmedik" dedik.
Oysa ben oradaydım,
Çocuğu da arkasında.

Demliğe su çekmiştim,
Çayınızı birazdan getirsem olur değil mi?


Ha bak, iyi hatırlattınız.

Doğru , şiddet de vardı.

Şöyle diyeyim hatta ...
Leyla'nın şiddet görmesi,
Bu mahallenin en büyük ayıbıydı.
Ama o zamanlar öyleydi.
Kol kırılır yen içinde kalırdı.

Kimse kimsenin kapısını bu yüzden çalmazdı, çalmadık biz de.
Leyla neyse de en çok çocuğa üzülürdük biz aslında.
Arayanları yok, soranları yok...
Başta koca yok...
Üstte başta bir şey yok...
Belki dolapları bile koca bir "yok"...
Borçtan kapanan ışıkları da bir çeşit "evde yok"luk...

Siz ne derseniz deyin.

Yine de suç bizde değil ; Leyla'daydı.
Öyle dik durdu ki, sanki o evin hanımı biz de onun dilencisiydik.
Onun belini büken de ne açlık ne yokluk oldu zaten.
Aldatıldığı da koymadı belki ,
Şu şiddet olmasaydı.
Erhan, koca Dünya'nın faturasını Leyla'ya ödetmeseydi..

Leyla; yine de gitmez,
O çocuk da öyle arkada kalmazdı...

Ama bir gün gitti.
Dediler ki sonradan
Çok öpmüş koklamış yavrusunu...
Bir keresinde bir ip bile geçirmiş boynuna...
Her nasılsa asamamış incecik bedenini....
Leyla bu.
“Annesi öldü” dedirtmek istememiş kızının arkasından.

Biz de hiç demedik zaten.

 

Çay getireyim mi?
Olmaz öyle kuru kuru..


Leyla, gittiğinde 32 yaşındaydı.
Kızı da 12.
Ne büyük ne küçük.

Diktim gözümü baktım gidişine..


Kapıyı açtı usulca,
Elinde yalandan bir valiz.
İçine ne koysan sığmayacak,
Bir insan ömrüne yetmeyecek,
Akılda hep "Acaba onu da koydum mu?" sorusunu bırakacak cinsten...

Arkasına hiç bakmadı Leyla, Allah var.
Nasıl açtıysa, öyle de kapadı kapıyı..
Elinin sıcağı, yüreğinin ağrısı kaldı kapının eşiğinde...
Öyle bir büküldü ki kolu geriye..
Ben gördüm...
Oradaydım...


Anlamadınız değil mi?

 

Leyla,

Yani Annem…

Gittiğinde 32 yaşındaydı.
Ben ise 12.
Arkasından seslenmedim,hiç aramadım onu. Arasam da bulamazdım.

Ben Leyla’nın kızıydım, yapamazdım.. 
Onun 1.65 boyu, kumral saçları olarak kaldım o evde...
Kızmadım,
Annemin gidişi ; yakamdaki zümrüt taşlı bir broştu...
Hıçkırıklarından süs,
Morluklarından ruj yaptım kendime...

Bakın bu resmi.

Leyla bu işte!

Nereye giderse gitsin..
O, tüm hikayelerin en güzel kızı....

Bu yüzden ;

Şimdi öldü demeyin bana...
Henüz değil.
Şu an değil..

Anlayamıyorsunuz değil mi?
Nicedir ne annem bu kadar 32, ne de ben bu kadar 12'yim..

Ve inanın!

Ölüm , bu hikayenin sonu değil....

 

RÜYA AKKUŞ

CommentsComments

Henüz yorum yok.

Buradan giriş yap:

Not a member of this network?

Alternative logins

You can use an account of a third party.

Bu blog hakkında

*yalnız

Yazılar onaydan geçecek.

Yazar hakkında

ruya akkus
ruya akkus
  • Üyelik başlangıcı: 16.11.2008
  • Yazıları: 22
  • Aldığı yorumlar: 68
  • Yaptığı yorumlar: 13
  • Son yazı: 07.10.2017

Son yazılar

TÜM EKİM'LERİME...

07.10.2017 20:56

LEYLA

07.10.2017 20:55

GECENİN SON ÜÇÜ

07.10.2017 20:53

* ...

25.09.2009 00:36

sinifta lkalir(sam)

15.08.2009 22:59

Komünite detayları

  • Search for:

  • Komünite adı

    Karakalem
    Karakalem dergisi okurları ve yazarları

  • Kurucu

    altay öktem

  • Kuruluş

    01.07.2008

  • Members

    2580

  • Dil

    Türkçe