mixxt

mixxt üyesi değil misin?

mixxt'e hoş geldin!

bana bi' şey oldu. sana?

Bu Doğru Değil

bana bi' şey oldu. sana?

öfkeyle doluyum. rüyalarımda bulduğu her delikten sızan ve çığlık formunda geceye karışan bi' öfke bu. çünkü yutamadığım tüm kelimeler kesti boğazımı, kan tükürüyorum aynadaki suratıma. "konuş ulan" diyorum aksime. "konuş ulan! ne yutuyorsun? ne susuyorsun? ne zamandan beri kapıları çarpmaktan korkuyorsun sen? ne zamandan beri rujunu sürüp çıkıyorsun odalardan ve bir daha dönmemeyi gurur sanıyorsun ulan? bak yıllar geçiyor. kapanıyor yollar, kapılar. sen hala mümkün olmayacak kadar kusursuz bir maskeyle reddediyorsun kalbindeki tüm yaraları! sen kimsin? sen kimsin de sana, ben kimim de bana bunu yapabiliyoruz söyle! konuş ulan! konuş onun susuşuna. bırak onlar utansın, başkalarının yokluğuna artık sen utanma!" bu bir ayna değil telefon olsa, suratıma kapatırdım. bu bir ayna değil mektup olsa, yırtar atardım. bu bir ayna. ve ben sadece rujumu tazeliyorum karşısında.

kendime yersiz susmalar ve yersiz monologlar ile işkence ediyorum. iki kahve. üç sigara. dört şarkı. hiç değilse saymayı biliyorum. her birinizi önüme dizip sayıyorum. kirpiklerini birinizin. birinizin yalanlarını. birinizin kokusunu şişeliyorum, sayıyorum, tam dört şişe. birinizin gidişlerini. birinizin gelişlerini. çoksunuz. ve dünyanın en boktan kafiyesi: yoksunuz. sen kaç kişisin saymakla bitmez, siz kimsiniz bilinmez. sadece sayıyorum ben. geceleri. gündüzleri. şişeleri...

her şey peşin bir inançla başladı. dedim en azından biliyorsun. en azından biliyorlar. bi' şey olmaz. bildiğin şeyler seni korkutmamalı, korkutamaz. bu kadar erken bi' tokatın ne lüzumu vardı? üstelik hala güzelken sen, hala tek bir kötü yön bulamıyorken dilime dolayacak, hala ulan sen bana ne kadar da güzelken ve çok da güzel bakarken, hadi otur karşıma da anlat, ne lüzumu vardı? kim ne kazandı, ben ne kaybettim, kaç keşke, kaç lanet, kaç iyi ki, hadi bakalım bi' de sen say! sen say bakalım kolay mıymış gözlerinden uyku akarken bunların hesabına dalmak. say bakalım kaç şarkı sürüyormuş bu yaptığını anlamak?

bak sayıyorum yine, anla diye. dört kadına anlattım seni, biri annem. o yüzden bana arkanı dönemezsin. bak yine, iki gözüm var, say, onlar aksın ki önüme, ben çok güzel bi kadındım o gece. o yüzden bana arkanı dönemezsin. bak, yine, iki dudak. arasında cennet. sen onu alıp gidemezsin. sen o yüzden, bana arkanı dönemezsin. ama ben bunları sana söyleyemem çünkü rujumu tazeliyorum. kahve suyu koyuyorum. çizimler yapıyorum. annemle şakalaşıyorum. kitap okuyorum. dizi izliyorum. saçlarımı tarıyorum. çünkü ben tüm bu değersiz aktivitelerden duvarlar örüyorum egomun önüne, korumak için, bir soru bin tekme, yıkılmasın üzerime diye. işte bu yüzden, bunca tuğlanın hatrına, sen bana arkanı dönemezsin. koskoca adamsın, bunu da mı benden öğreneceksin?

hem kendime, hem sana, kocaman bir soru işareti uzatmak istiyorum şu anda. şu anda sen uyurken, ben önünde beni neden sevmiyorsun yazılı bir noktalama işareti ile tokatlamak istiyorum ikimizi aynı anda. çünkü ben çok güzel sarılırım, iki kolumla, bir de kalbim, hissedersin, güzeldir. çünkü ben istersen masallarla uyuturum, 1001 gece. yorulmam. bilirsin. çünkü ben çok güzel aşık olurum, çünkü ben çok güzel dost olurum, çünkü ben çok güzel anne olurum! hayal bile edemezsin. çünkü ben bir bir sayarım adının dört harfini, her birine bir öpücük, inan olmadığım günleri hiç özlemezsin. ama sen bunu okumazsın. ama sen buna da zaman ayırmazsın. olur da okursan, say bakalım ben sana kaç satır yazmışım. olur da okursan, gel bi' çiçek bırak ruhuma. ben karşılığında sana, binlercesini açarım.

CommentsComments

Henüz yorum yok.

Buradan giriş yap:

Not a member of this network?

Alternative logins

You can use an account of a third party.

Bu blog hakkında

Bu doğru değil Biliyorum bir hata olmalı. Hangi yasa ayırır gözlerini kirpiklerimden? Şimdi hangi rüzgar alır götürür Seni bu denli nabzımda hissediyorken? Biri buna “dur!” demeli Biri bunu onlara anlatmalı Söyle onlara sevgilim Birbirimizden uzakken ne kadar zor nefes aldığımızı. Söyle onlara sensizken her kahkahada hıçkıra hıçkıra ağladığımı. Şimdi anlat onlara ellerim kalbine değmeyince ne kadar yarım kaldığımı. Ve şimdi bir kez daha ağlarsak Aşka dair yazılmış tüm şarkıların sol anahtarı olacak göz yaşlarımız. Oysa hayallerimize kocaman kanatlar taktık biz, Korkularımızın dudaklarına öpücükler kondurduk Siz bilmiyorsunuz en güzel Eylül ayımızı yaşıyoruz, kirlenmiş geçmişimizin ardından kahkahalar atarak . Bence bilseydiniz onlar gibi olmadığımızı tırnaklarınızla kazırdınız yıldızlardan çalınmış aydınlığın en güzel yanına. Gerçi ne anlatmaya çalıştığımın farkında bile değilsiniz, ne ağır bişey anlattığımın… Bizim bile anlayamadığımız bir ‘biz’ yarattık gölgelerine güneşler taktığımız kelebeklerin çırpınışlarını hapsettiğimiz kabimizde. Bu yüzden anlat sevgilim onlara Ne denli aşık olduğumuzu, Birbirimizi makyaj yapılmış duygularla kandırmadığımızı, Gözlerimize yaşlar takıp aşktan bahsettiğimiz gecelerde bir kez daha bağlandığımızı Herşeyi anlat Sonra söylesinler bana Hangi bakış ayırır ellerini ellerimden, kalbim yalnızca gözlerinde atıyorken bu denli hızlı. Seçil AŞIK

Yazar hakkında

secil asik
secil asik
  • Üyelik başlangıcı: 08.10.2014
  • Yazıları: 6
  • Aldığı yorumlar: 0
  • Yaptığı yorumlar: 2
  • Son yazı: 15.11.2016

Son yazılar

bana bi' şey oldu. sana?

15.11.2016 19:52

Canım Yanıyor Anne!

20.05.2015 11:14

size inat

20.05.2015 11:10

küfürbaz değilim onlar orospu çocuğu

20.05.2015 11:08

Siz güzelsiniz ben çirkin...

20.05.2015 11:01

Komünite detayları

  • Search for:

  • Komünite adı

    Karakalem
    Karakalem dergisi okurları ve yazarları

  • Kurucu

    altay öktem

  • Kuruluş

    01.07.2008

  • Members

    2577

  • Dil

    Türkçe