Yazılar

Dream Catcher

Galakteristik, ufak bir delik sorunumuz var kaptan!!

   Yazmak istiyordum. Yazılmak istiyordum. Bacak aramdan akan kanın bir varoluş mücadelesi değil de sekteye uğramış bir karşılama olduğunun bilincine varılmasını istiyordum. Adımı verenlerin adım adım kaybolmasını, her adımla bir organını kaybetmesini ama en sona elleri kalana dek o ellerin beni yazmasını istiyordum. Bilmem hangi yüzyılda ferman olup okunmak, uymayanların yahut karşı gelenlerin başlarını kestirecek bir yasa şekline bürünmek, -yani kendime yabancılaşmak!- kısasa kısasın geçerli olduğu her ülke veya imparatorluk sınırlarında ruhumu satacağım, en azından ruhumu satacağıma inandıracağım bikaç dürzü bulmak, sonra yerel mahkemeye gidip kuytularıma saklanmış ruh parçalarımla ruhumu alanlardan şikayetçi olmak istiyordum. Kısasa kısasın hükmü onların ruhlarını bana verirdi, bende iç cebime, diğerlerinin yanına yerleştirdiğim ruhlarımla çağdan çağa gezmeye devam ederdim. Mazeretim vardı, yazılmak istiyordum. Bir kaç adım geri, daha eskilere giderdim mesela. İlk-ellerin bulunduğu, sayılarla bekaretini yitirmemiş o zamanlara giderdim. Daha zaman kelimesinin bile kendinden bihaber olduğu zamanlara. Ve ''Hey!'' derdim; biraz şiveli, ''Höbele lehöb bö?'' İlk-el itaatkar, dinlerdi beni. KARALA BENİ DUVARLARA!!


   Sophokles beni tanısaydı Elektra'yı yazmaktan vazgeçerdi! Öyle değil mi Sopho?! Tek sorun dişi olmam mı? Sence Platon bu yüzden mi ilgilenmedi benimle..? Ah,, boşver!


   Aslına bakılırsa tek derdim hangi delikten çıktığımı bilmemek oldu. Ve üşenmek, tam ölecekken hastaneye gidip öğrenmeye.. Ama kurgulanabilirim! Kurgulayabilirim! Önüne gelenin iki şıktan birini seçip yazabileceği bir benliğe sahibim! Sözcüklerle yaşar, ölüp dirilebilir, diriltebilirim İsa olmaya can atmadan. Ama can atabilirim bu bedenden! Kedilerin 9, benim 7 canım var! ''Hadi canım sende..!''


   Bunları aklıma sen soktun! Ve ben soğuktum, kök çakram arızalı. Katılaştı soktukların.. Buyur al, çıkmıyorlar!
   - Kabız olmaktan nefret ediyorum!!!


   Duyguları ütülenmiş bir kalp benimki. Klorakla yıkanmış bir ruh. Oysa klorak yıpratıyormuş. Öğrenmiş oldum bir ruh kaybederek..Lime lime olmuş bir ruh.Olsun. Babannem eskiatletlerden yerbezi yapardı, bende iplik iplik olmuş rhumu bir yastık kılıfına doldurdum. Kuş tüyünden farkı yok. İnanın! Ve mesela.., yazın bunu! Behemoth şarkısının sonundaki ilahiyle harmanlayıp!


   Yazmak istiyordum. Yazılmak istiyordum. Seçtiğim ve seçtiğiniz delikler üstüne konuşmak istiyordum sizinle! Etrafınızı ablukaya alan o lanet böceklerden bir an olsun kurtulmanızı, ödeyecek vefa borçlarınızı unutmanızı, seviyor gibi davranmak zorunda bulunduklarınızın suratına işemenizi istiyordum. Bunlar hakkım, bunlar hakkınızdı! Bencil diye nitelendirildiğiniz anafor tabular içinde delik ve delilik seçimlerinizi kendi 'hür' iradenizle bulmanızı, bulamıyorsanız yaratmanızı istiyordum. Ve kazınmaktı asıl amacım taşıdıkları bedenin ruhlarından bir nebze daha değerli olduğu sefillere. Birer 'kan kitabı' edasıylaişe yarar bir şeye dönüştürmekti niyetim onları! Yazmalıydık. Kafka akıllıydı! Akıllıydı ki tüm bu karmaşayı farkettiğinde yazdı, yaptı kendini bir Gregor Samsa ve dönüştü bir karafatmaya! Peki niye karafatma? Bilirsiniz, duymuşsunuzdur!? Çünkü en sona kalanlar onlar olacak. Dönüşün dönüşebilirseniz! Yahut yazın, kazıyın, yakın bedenlere, dağlansın! Sahip olduğumuz ruhun bir bedeLi bu! Bedeni esgeçenlerin seçimi.


   Yüzümü çalan adama aynada her rastladığımda durdum ve dimdik baktım suratına! Suratıma! Oraya nasıl girdiğini bilmeden, belki boyutlararası bir delikten sızdığına inanarak baktım ona. Baktınız ona! Bakmadınız mı?! Hiç biriniz mi farketmedi?! Yahut inanmadı farkettiğine? Hiç biriniz mi yazdıklarına katmadı onu? Siktir ordan!!


   Gittikçe daralan bir tablodan sıyrılabilme, yahut fışkırabilme temennisi..!


   Hala...
   Ve haala!
   Yazmak. Ve yazılmak. İstiyoruz! İstiyorsun! Evet evet, sen de!
   Fakat önce.., ufak bir delik sendromumuz var doktor!
   Aş bunları.

 


                                                                                                                          01.07.09 - Çarşamba - 22:12

                                                                                                                                                 Simurg.

CommentsComments

  • nzh zky
    nzh zky 01.07.2009 22:56

    nihilist...

     
  • hasan özgür yıldırmaz
    hasan özgür yıldırmaz 02.07.2009 07:33

    güzel olmuş ılgın =)...fena sevdim....üslubunda merak ettirici, bağlayıcı bir hava var -yine-....giderek yazn kalitenin arttığını görüyorum...tebrik ederim efem =)...(birazcık "kışkırtıcılık" eklenebilir sanki)
    nzh....altıncı paragrafta sadece...

     
  • 深い 小胞体鉄
    深い 小胞体鉄 02.07.2009 07:44

    Hoş bir üslüb bende sevdim güzel olmuş elinize sağlık ılgın hanım

     
  • eski üye
    eski üye 02.07.2009 16:09

    okudukça okudum daha da çok okurum.sürükleyici olmuş,güzel olmuş.ellerine sağlık ılgın.

     
  • Ilgın Özmen
    Ilgın Özmen 02.07.2009 16:22

    Yorumlar için teşekkürler, ne yalan söyliyeyim bende sevdim önceki yazdıklarımdan daha farklı yeni bişey denedim, olmuş anlaşılan. (:

     
  • hasan özgür yıldırmaz
    hasan özgür yıldırmaz 02.07.2009 16:25

    olmuş olmuş =)

     
  • seda yıldız
    seda yıldız 02.07.2009 17:10

    taş olsam çatlar mıydım...? kesinlikle... : )

     

Buradan giriş yap:

Henüz mixxt üyesi değil misin?

Bu blog hakkında

Gerçekliğine yemin edebileceğim ütopik bileşkeler.

Yazar hakkında

Ilgın Özmen
Ilgın Özmen
  • Üyelik başlangıcı: 13.01.2009
  • Yazıları: 67
  • Yaptığı yorumlar: 213
  • Aldığı yorumlar: 62
  • Son yazı: 08.03.2010

Son yazılar

yanyana değiliz diye oluşan düzensizlikleri indirgeme bildirgesi

08.03.2010 20:53

Nöbetçiler!

23.02.2010 16:33

Risus Purus

21.02.2010 20:40

tehdit

09.02.2010 01:57

A

04.02.2010 21:34

Komünite detayları

  • Search for:

  • Komünite adı:

    Karakalem
    Karakalem dergisi okurları ve yazarları

  • Kurucu:

    altay öktem

  • Kuruluş:

    01.07.2008

  • Üye sayısı:

    1673

  • Dil

    Türkçe