Yeni bir ev, yeni umutlar mı taşır yüreğinde? Yoksa eskilerini de yıkmak için mi çabalar? Yaşamadan bilemeyeceğiz.. Denemeden göremeyeceğiz..
Sayfa sayfa yeni umutlarımızı dökeceğiz kağıtlara.. Kim yırtacak ya da kim fotokopi çektirip çoğaltacak? Anılarımızı, hatırlamak istediklerimizi- istemediklerimizi eski evde bırakacağız.. Hangisi yolu bulup tekrar odamıza girecek? İyi olanlar mı, kötü olanlar mı? Yoksa hiç bırakamayacak mıyız onları bir yerlerde.. Arkamıza bakmadan kaçamayacak, 'shift- delete' yapıp sonsuza dek yok edemeyecek miyiz? Hep geri dönüşüm kutusunda mı kalacak, ara ara yeniden yükleyip canımızı acıtacağız.. Beynimiz geriye doğru ket mi vuracak anılara, küçücük bir nesne onları bize hatırlatacak..
Hiçbir şeyi tamamen silemeyeceğiz, unutamayacağız, yok edemeyeceğiz.. Hepsi zaman zaman hatrımıza gelecek.. İyi ya da kötü.. Kendisini unutturmayacak.. Bize o iyliği yapmayacak hiçbir zaman.. Ayayklarımız yerden kesilmiş, mutluluktan uçuyorken; nerden aklımıza geldiğini hiçbir zaman anlayamayacağımız hatalarımız ayaklarımızı yere bastıracak, bir daha kalkmasına izin vermeyecek derecede.. Mutluluğumuz kuş tüyüne dönecek. Ona doğru adım attıkça bizden kaçarcasına uzaklaşacak. Belki heyecanımızın ve hızlı hareket etmemizin oluşturduğu hava akımıyla gidecek; ama biz hep kaçıyor sanacağız.. Daha çok hızlanacağız ve o bizden daha hızlı uzaklaşacak.. Koşu bandındaymış gibi hissedeceğiz kendimizi. Amaç yok! Hedef yok! Sadece zihnimizi bulandıran anılar var.. Onların da bir yararı yok! Koşacağız.. Koşacağız.. Koşacağız.. Hiçbir yere ulaşamayacağız.. Başlangıç noktamıza geri göneceğiz.. Gözlerimizin altındaki morluklar ve kaybettiğimiz birkaç kilo ile.. Yüreğimiz daha da ağırlaşacak. Nefes alamayacağız, sarf ettiğimiz efor sonucu mu, kaybettiğimiz umutlar yüzünden mi hiçbir zaman bilemeyeceğimiz..
Ve tekrar koşacağız, bu sefer bir yere ulaş-ama-mak için değil ama.. Hissizleşmek için.. Düşünmek için.. Koşacağız.. Hızlı.. Daha hızlı.. Çok hızlı.. Bir bakacağız yıllar geçmiş.. Herkes, her şey değişmiş.. Ama biz hala aynıyız.. Yadırganacağız, istenmeyeceğiz.. Değişmemeyi ilke edinmiş numaraları yapacağız, kimseyi inandıramayacağız.. Ve aslında çok önce yapmamız gereken şeyi yapacak; ağlayacağız.. Hıçkıra hıçkıra.. Tepine tepine.. İnsanlara, onların bakışlarına, acımalarına aldırmadan.. İlk defa özgürce bir hareket yapacağız.. Kendimizi bulacağız.. Kendimiz olacağız.. Yüreğimizi arıtıp yeni yolları keşfe çıkmak isteyeceğiz.. Geç kalmışlığın verdiği yorgunlukla düşeceğiz sokaklara.. Adım adım, karış karış arayacağız, ait olduğumuz yeri.. Eski umutlarımızı yırtacağız sayfa sayfa.. Kaldırımlara dökeceğiz gözyaşlarımızı.. Ellerimiz ceplerimizde olmayacak bu kez.. Özgür bırakacağız, salacağız onları da.. Kendimizi saldığımız gibi.. Ruhumuzu saldığımız gibi..
Kimimiz çok şanslı olacak, yeni yollar bulacak ait oldukları.. Bu yazıyı okuyup yüzünde şaşkın bir gülümseme olacak.. Kimimiz de hiçbir yere ait olmadığını anlayacak.. Bu yazıyı ağlayarak yazanlardan olacak..
özlem çelik 08.02.2010 22:04
belki yeni bir kanal keşfederiz.. telefonun ucunda ki ses olurum ben, sana bir yaşam vaadederim.. belki sen olursun o ses ve bana umut verirsin.. belki mucizemiz bir balonun içinden etrafımıza saçılır ve biz o mucizenin içinde kayboluveririz.. sonra gözlerimizi yenidünya'da açarız.. sen de ben de gülümseyenlerdeniz aslında.. aynaya bir baksana..