Kır dizlerini ve otur başköşesine bir yağmurun
Şehrin çikmaz sokaklarını aşındırsın gözlerin
Çerçeveler parçala avuçlarında
Ve ölen çiçeklerine ağla terkedilmiş evlerin
Kağıt gemiler katla döktüğün sığ sulara
Bırak mora çalsın dalgalar
Gün döndükçe sararır kıyılarına vuranlar
Güneş yerini beğenmezken
Yıldızlarını döküyordur şimdi manzaran
Ellerimin yokluğunda üzerime titriyordur illa ki ellerin
Nasıl da geç!
Bir çocugun ceplerini boşalt
Ve gök kuşaklarını azat et tüm misketlerin
Sök gündüzü alelacele andan
Dök güneşi
Gecesiyle kalsın soğuk ...
[daha fazla]
Su kırıldı tende
Göz vuruldu: koyu, mor ametist!
Çarsaflara kanadı yazgı: öldü can
Günü sürüdü.
Esrik bir dudakta, kırmızı: söndü kan
Vuslatı an' a bürüdü.
Ölü balıklar dilleniyor saçlarımın dalgalarında
Aksi tenime düşmüş martılar, kirleniyor
- bu manzara dize gelmez!
"sen" kokuyor ortalık: içimi yığılmış ceset torbalarında
Dili tutulmuş bir mütercim: elleri bağlı
Alın yazısını sürünüyor bir yağmurun: ıslak
Ay-ılıyor.
Unutmak pahasında ana dilini, saçıyor nefesini
Dolanıyor bu şehrin sokaklarında
Bir aşkı adım adım suya yazarak
Su vuruldu yerde
Göz kırıldı: koyu, kor ametist
Yol kuru(l)du.
... [daha fazla]