Toplu İğne Çuvalı
Fuck the System!
Son yorum: Mustafa Küçük tarafından, 22.06.2009 tarihinde
Bağlanıldığım ipler, iplemediğim şeyler, ipe sapa gelmeyenler, ipsiz sapsızlar, ipince ayrıntılar, ayrıntılarda kayboluşum, iplerime daha sıkı sarılışım. ...
Bu kotayı kaldıralım...
Son yorum: Murat Kılıç tarafından, 15.07.2009 tarihinde
öleceksek ölelim M.K =)
Buradan giriş yap:
Not a member of this network?
You can use an account of a third party.
Bu blog hakkında
Kendini tanımak mı istiyorsun? Yaz o halde! Kaybet kendini.. Tekrar ve tekrar.. Kişiliğini, yırtıp attığın, tekrar yazmaya başladığın ve tekrar fırlatıp attığın, içindekileri bir türlü aktaramadığın o kağıtlar gibi tekrar tekrar parçala,at! Bulacaksın sonunda!
Tag cloud
Murat Kılıç yazar: "Bu kotayı kaldıralım..." tarih: 15.07.2009:
öleceksek ölelim M.K =)
özge özen yazar: "Bu kotayı kaldıralım..." tarih: 15.07.2009:
Yaşarken yaşayın! F.N.
Mustafa Küçük yazar: "Bu kotayı kaldıralım..." tarih: 15.07.2009:
İnsanın yaşamak istediği hayatla, yaşaması gereken hayat örtüşürse, her şey yolunda gider zaten. Bu arkadaşın yaşaması gereken hayat, yaşamak istediği hayat ...
özge özen yazar: "Bu kotayı kaldıralım..." tarih: 15.07.2009:
Duvardan duvara... Tuğladan özgürlükler...
Murat Kılıç yazar: "Bu kotayı kaldıralım..." tarih: 15.07.2009:
''Evinin bahçesinde top oynayan cocuklar sadece kendi evlerinin camını kırabilirler ''..
ben kötü olanım, sokakçıyım , cam kırmaktan ...
Kırmızı
19.03.2009 21:56
Toplu İğne Çuvalı
10.03.2009 21:20
Fuck the System!
08.03.2009 15:07
Bu kotayı kaldıralım...
03.03.2009 14:45
Komünite detayları
-
Search for:
Komünite adı
Karakalem
Karakalem dergisi okurları ve yazarlarıKurucu
Kuruluş
01.07.2008
Members
Dil
Türkçe

Bana kabul edip etmeyeceğim merak bile edilmeden ''hediye'' olarak sunulan bu kırmızı kurdelalı Dünya'da, kırmızı kurdelamla sokaklarda dolaşırken masumca, insanların fesat bakışlarına maruz kalıp kızarırdım safça. Sonra gider çilekli bir lolipop alırdım. Dilim kıpkırmızı olurdu ve gülerken dilimi dışarı çıkarırdım. Kırmızı ojeli ellerimle saçlarımı düzeltir, kırmızı topuklarımın üzerinde yumuşak vuruşlarla, kaçarcasına yürürdüm. Gözlerim kalabalıkta seni arardı kırmızı bir heyecanla o yakıcı güneş kızıllığının altında. Ellerim kızarırdı sana dokununca ve senin o şubat soğuğun söndüremezdi içimdeki o temmuz ateşini. Kırmızı hayallerim vardı sana dair.
[daha fazla]Seninse sadece buz mavisi mesafelerin vardı. Ben ayak üstü kırmızı sohbetlerimizi düşünürken sen bel altı alaca bulaca yaramazlıkların ve kırmızı iç çamaşırımın peşine düşmüştün sadece. Gözlerin kırmızı dudaklarımda ve ellerin kırmızı askılarımın asıldığı omuzlarımdaydı. Oysaki omuzlarımdaki o kırmızı titreklik, ...