mixxt

mixxt üyesi değil misin?

mixxt'e hoş geldin!

Dirt in Ground

Adam Olmaya Çalışan Erkeğin Hatıra Defterinden Notarizmalar

Bazen bir şeyler yazmak istersin yada bir şeyler söylemeye çalışırsın. Kastedersin; gerçekler uçurumunun biraz kenarından dolanırsın, patikalarında, bir ayağını atarsın dışarı, boşluğa sonra geri çekersin.

Tüm çıplaklığıyla anlattığında etrafındakilerin seni anlamaktan başka seçenekleri kalmayacaktır. Bunu başarabilecek kadar cesursan dolandığın patikalara yada işte ne bileyim ince yollara ihtiyacın kalmayacaktır. Bazen de söylemek istediklerini birileri çoktan söylemiştir. Mesela bir şarkı veya şiir veya bir duvar yazısı: Ne kadar içersen iç, başın döner gidenler değil. Veya https://www.youtube.com/watch?v=grsy3AdoUYI

Kasıklarında yıllardır çektiğin ağrılarla, leş gibi geçmiş uykunun sabahında geceden kalan bira ve kiraz ile kahvaltı yaparsın. Bir an kafanı kaldırıp duvara, çerçevelere, ...

[daha fazla]

Çok aradım köşe bucak dolaştım

Bana göre bayağı yaşlıydım, eski tuvaletlerin bırakın alafranga halini alaturka tuvaletlerin seramik değil taştan yapıldığ zamanı hatırlıyorum. Aşık veysel'in evi franz kafka'nın eviden daha fazla toz kokuyordu.

Umumi tuvaletlerde pisuvar yoktu. Araya paravan konulmuş yada konulmamış halde insanlar ortadaki oluğa işerlerdi. Koca bir oluk dşünün, hani siz işeme işiniz bittiğinde otomatik temizleyen sensörlü pisuvarlar hayaldi. Size bu roma yada yunan kolonilerindeki umumi tuvaletleri hatırlatabilir.

Ve ben böyle birşey dinliyorum;

https://www.youtube.com/watch?v=RFO7kzBWDYE

Kayıp

Bu hengamenin arasında kayboluyorum; Korna sesleri, mazot kokusunda, martı çığlıklarında...  
Siren sesleri, adımların, konuşmaların, bağırışların, ağlamaların, hıçkırıkların, küfürlerin arasında, kırılan camlar, çarpılan kapılar,uzaktan duyulan silah seslerinde...
Barlardan, kafelerden yayılan, inlemeye benzer şarkılarda....Gök gürültüsünde, sağnak yağmurda, binaların ve insanların arasında kayboluyorum...
Kilometrelerce büyüklükteki yatakta tüm bu nümayiş yorgan gibi üstümü örtüyor; kayboluyoum, uyuyorum.
Yüzümü yıkıyorum ama uyuyorum. Konuşuyorum, anlatıyorum, dinliyorum, izliyorum ama uyuyorum. Çalışıyorum ama uyuyorum, yemek yiyorum, sevişiyorum ama uyuyorum.
Bu hengame arasında uyuyorum...
Ben, ben değilim; Üşüyorum ama ben, ben değilim. Kızıyorum ama ben, ben değilim. Öperken dudaklarını sevgilinin ben değlim. Onlar hepsi ben ...

[daha fazla]

Unstoppable! (Aslında içimde bir Jean Baptiste Charbonneau var)

- ram pa pa pam! ram pa pa paaam!

Medeni olabilmek için neredeyse bütün paramızı sokağa döküyoruz. Sevgililerimize pahalı hediyeler alıyor, sürpriz yemek organizasyonları yapıyoruz ve daha iyi hissetmesi için çiçekler gönderiyoruz. Yoga dersleri, çakralarımız için teneffüs rejimleri, kim inanırdı 34 sene önce kara sineğin kıçı kadar parlak taş için 6bin lira ödeyeceğimize.İnstagramda, facebook, twitterda bir arkadaşın kendini bir kulüpte etiketlemiş aman tanrım üstüne bir de içtiğini yediğini paylaşmış, altta kalır mısın? Elbette "OXI".

Bu kararları verirken elbete aklımızdaki imajı kullanıyoruz.

Alan ve verenin mutlu olduğu kıskanılacak evde oturan mis gibi insanların reklamlarıyla büyüdük. Hep mutlu görünüyorlardı, asla ütüsüz giysileri çirkin vücutları olmuyordu. Kumsalda sanki tüm dünya'nın sıkıntılarından kurtlumuş gibi koşuyor ve ağızlarına vitamin hapları atıyorlardı. Parfüm reklamlarını ...

[daha fazla]

Helter  Skelter Son yorum: Helter Skelter tarafından, 17.07.2015 tarihinde
sen ve senin gibi güzel kardeşlerime anlık da olsa okuma imkanı veriyorsam çok sevirim moruk... benim umrumda, bu bile dünya'yı değiştirmek için yeter ...

gerçek hikaye..

Sen benim tesadüfüm değil, mucizemsin dedi.

Anlayamadı kadın.

Masalın ortasında adam kadına baktı ve "Son kurşun kalana kadar Veni, Vidi, Vici" dedi "Kaldırır tabutu vinç gibi...". Kadının hafif makyajı göz kısımlarından yanlara doğru dağılmıştı. Anlam veremedi söylediğine. Elbette bir sürpriz bekliyordu masala dair. Tam da zamanında söylemişti adam fakat anlamakta zorlanmadı çünkü hiç anlamadı. Kadın nazikçe burnunu çekti ve devam etmesi için beklemeye karar verdi. Hıçkırmamak için kendini tutarak başını sağa sola salladı "ya sonra..." der gibi. Adam sırtını kamburlaştırdı, omuzlarını düşürüp başını öne eğerek susmayı tercih etti. Başını hafif bir hareketle kaldırmadan sağa  döndürerek pencerden dışarı, batmakta olan güneşe baktı. Akmata olan ışıkların takmakta olduğu fularına takılmasını izledi. İçmekte kusursuz olabilecek kadar iyiydi. Bir an ama ...

[daha fazla]

Buradan giriş yap:

Not a member of this network?

Alternative logins

You can use an account of a third party.

Bu blog hakkında

I wish i had some old whiskey and a gun.

Yazar hakkında

Helter  Skelter
Helter Skelter
  • Üyelik başlangıcı: 20.12.2009
  • Yazıları: 17
  • Aldığı yorumlar: 19
  • Yaptığı yorumlar: 15
  • Son yazı: 02.06.2016

Son yorumlar

Helter Skelter yazar: "Unstoppable! (Aslında içimde bir Jean Baptiste Charbonneau var)" tarih: 17.07.2015:
sen ve senin gibi güzel kardeşlerime anlık da olsa okuma imkanı veriyorsam çok sevirim moruk... benim umrumda, bu bile dünya'yı değiştirmek için yeter ...

paradoks düşünceler yazar: "Unstoppable! (Aslında içimde bir Jean Baptiste Charbonneau var)" tarih: 17.07.2015:
moruk yine iksirini içip yazmışsın...kimin umrundaki bunlar herkes kendi bokunu sicip kokluyor

paradoks düşünceler yazar: "Let it come down" tarih: 29.05.2015:
Bu bir times gazetesinde yüzyılın başeseri olarak yayinlacakti ancak buraya ben bu yorumu yazdıktan sonra ancak bu sayfada ebediyete taşınacak tir... ...

A. Kadir Güney yazar: "Let it come down" tarih: 28.05.2015:
Haklısın..:)

hüseyin özaydın yazar: "Biraz sakin " tarih: 28.10.2014:
Aşk sihirli bir aynadır kimi zaman, masaldaki gibi. Herkes görmek istediğini görür onda. Bittiğinde gerçek yüzünü görürüz.

Son yazılar

Komünite detayları

  • Search for:

  • Komünite adı

    Karakalem
    Karakalem dergisi okurları ve yazarları

  • Kurucu

    altay öktem

  • Kuruluş

    01.07.2008

  • Members

    2580

  • Dil

    Türkçe