neydi bıyıklının hakikat dediği?
"inançlar hakikat düşmanları olarak, yalanlardan daha tehlikelidir"
kitaplarında açık olarak niçe'nin neye-nelere karşı olduğunu görüyorsunuz da hakikatin yanıtını tam olarak alamıyorsunuz.
dağdan inen zedüşt "tanrı öldü!" diye bağırırken hangi hakikatten bahsedecekti bize?
- bengi dönüş mü?
- güç istenci mi?
hangisi hakikattir bunun?
- tasavvur ettiğim gibi bir yanıt bulamıyorum.
metafizik karşısında ===> bilim(!)
onanıyor nietzsche tarafından.
hatta sanatçıdan çok daha yukardadır bilim adamı böyle diyor, insanca pek insancada.
müzik konusunda başarısız birisi ama wagner'i karşısına (öznel hayal kırıklıkları ile) almaktan çekinmiyor.
schopenhauer'den etkileniyor ama daha sonra onu karşısına alıyor ( bir eğitimci olarak schopenhauer kitabını çıkaracak kadar onu ideal-bir örnek olarak edinen ve aynı kitapta "her insan idealleri karşısında cüce kalır" diyen niçe)
zerdüşt bir hakikat midir diyorsunuz?
fakar niçe aynı kitapta zedüşt'ün de aşılması gerektiğini savunmuyor mu?
bu başlığı korkarım ki yanıt bulmak için açıyorum.
tin hakikat midir? fakat niçe'nin tin diye bahsettiği soylu duruş acıların içinde büyüyen ve kendini aşan yüksek bir ahlak (kendi yarattığı) ve dinsizlik içinde belki bir din (!) ...
sorum bunların hepsinin ve tüm acıların içinde bir münzevi hayatı yaşamak mıdır hakikate giden yol yoksa delilik mi? ... ve yine yanıtı olmayan bu hakikat nedir?
hakikat klasik manada dağ havası soluyup acılarında pişmek midir? **
yanmak bir önyargı mı oluyor?
bunu soru olarak atabiliyorum ancak.
Forum
Sokrates-e göre ölümdü hakikat ama bu yanıtı bir süre siktir etmek gerekiyor. Ayrıca Sokrates bence biraz Suavi'ye benziyor. Yani bana öyle geldi şimdi.
bir de "ben olmuşum hakikat yaa" adamları vardır. Neyse konu dışılar ama böyle dememek gerekiyor sonuçta ben bir şekilde konuyu mu saptırıyorum ne oluyor bilmiyorum. hahah.
Buradan giriş yap:
Komünite detayları
-
Search for:
Komünite adı
Karakalem
Karakalem dergisi okurları ve yazarlarıKurucu
Kuruluş
01.07.2008
Members
Dil
Türkçe
